"Her yerde, Elbe'nin doğusunda, çocuklar izci adı verilen derneklerin üyesidirler. Boyunlarına kırmızı bir eşarp bağlarlar, büyükler gibi toplantılara giderler ve bazen enternasyonal'i söylerler. Zaman zaman tanınmış bir kişiye 'onur izcisi' payesini verirler ve boynuna kırmızı eşarp bağlarlar. Büyükler bunu pek severler ve ne kadar yaşlıysalar, tabutlarına bağlanacak bir kırmızı eşarbı çocukların elinden almak onlara o kadar zevk verir."(Gülüşün ve Unutuşun Kitabı)
Çocuk ve tabut... Ölümü çocuklarla anıtlaştırmak mıdır bu? Arkada birilerinin, ondan bahsedecek birilerinin-yaşı ne kadar küçükse bu birilerinin o kadar iyidir- oluşu ya da kalışı pek sev(mek) için yeterli olabilir mi yaşlılığı? Onur izcisi olmak yaşlı olmak demektir ne de olsa ve yaşlı olmaksa biraz daha ölüm... Kimbilir, yeterlidir belki de. Tabuta bağlanacak bir bez parçasının sadece bir bez parçası olmadığı hatta belki de bütün bir hayat anlamına geldiği bir mevsim olsa gerek ihtiyarlık...
"idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder