Şu yarım kaldığı için atılmak zorunda olan krema üzerinden Türkiye toplumunun nasıl liberal değil de communitarian (cemaatçi) bir toplum olduğunu izah etmeye çalışayım, krema özeli tüketim kültürü genelinde. Mesela bu kremayı tek kişi bitirmeniz pek mümkün değil, en azından çekirdek aile olabilecek kadar sayıda insan lazım. E al, kalanı sonra kullanırsın? Olmaz efendim, kapaklı satılan krema bulamadım ben hiç; kesmek ve en geç ikinci gün bitirmek zorundasınız o paketi.
Tıpkı tek başına yaşıyorsanız karpuz, kavun vb. almamanız gerektiği gibi "fabrikalarda üretilen" kremayı, aslında pek çok yemeklik malzemeyi de almamalısınız. Çünkü üretim "self"ler (bireyler) için değil en küçüğü aile olan communityler (cemaatler) için yapılmakta ve bunu yaptığı için üreticiye de kızamazsınız zira son zamanlardaki kısmi değişime rağmen talep hala bu yönde.
Mesela tek yaşıyorsanız salata da istediğiniz gibi yapamazsınız çünkü alacağınız akdeniz kıvırcığı siz daha yarısını bitirmeden çöpe atılmak zorunda kalacaktır. Bunun için tek yaşamanız da gerekmiyor; cemaat/aile içinde birey olarak takılmaya kalktığınızda da durum aynı zira. Evde herkese ayrı malzemelerle ayrı yemek hazırlamak pek de mümkün değil.
E ama bu normal, tabi kavun, karpuz, kıvırcık tek yenemez, doğaya aykırı denebilir; ama aslında öyle değil. Üç günlük yıkanmış ve salata yapılmaya hazır parçalanmış kıvırcıklar, dilim kavun karpuzlar satılabilir ama bu Türkiye'de pek mantıklı değil zira pek çoğu çöpe gidecektir çünküüü liberal değil cemaatçi bir toplumuz.
Şikayetçi miyim? Pek sayılmaz zira liberalizmin zamanla getirdiği yalnızlaşmış atomik bireyler, cemaatin mukim üyelerinden daha çekici gelmiyor ve aynı noktaya götürüyor yine müslümanı: vasat olmak en iyisi:)
